Göz Doktoru Kadıköy

Sayfamızda göz ve göz sağlığı ile ilgili bilgileri bulabilirsiniz. Ayrıca size en yakın Kadıköy bölgesindeki göz doktorları ve merkezlerinin adresleri yer almaktadır.

Deniz Dental
0216 330 27 90
Rasimpasa Mahallesi Sögütlüçesme Caddesi Palmiye Apt. No:107/7 Kat:4
Kadiköy
 
Alfa Med. Alet Ilac San. Tic. A.S.
(216) 346-4749
Rihtim Cad. No:66 Kadiköy
İstanbul
 
Yeni Farmakim A.Kom.Sti.
(212) 528-1028
I.M.C. 1. Blok No: 1425 Unkapani
İstanbul
 
Bakirköy Üçel Analiz Laboratuvari
(216) 341-6227
Hatboyu,Meydan Han No:4/26 - Bakirköy
İstanbul
 
Global Medikal Urunleri Ltd.Sti.
(212) 320-3347
Istanbul
İstanbul
 
Emar Ileri Görüntüleme Merk.
(212) 231-2837
Abdi Ipekçi Cad.No:79/1 Polat Saray - Besiktas
İstanbul
 
Ekol Laboratuari
90.212. 635 71 10
Akdeniz Cd.Baykal Apt. No:10/3
Fatih
 
Ekin Medikal Ltd.
(212)261110
Turkali Mh.Alaybey Sok.No:10/4 Besiktas
İstanbul
 
Halk Poliklinigi
(212) 359-8393
Inönü Mahallesi 26.Sokak No:9 - Bagcilar
İstanbul
 
Pastor Tibbi Mlz.
(212) 531-1138
Molla Gürani Cad. Emin Ali Yesim Sk. No:5 Findikzade
İstanbul
 

Aşk hormonları kanserden koruyor 

Uzmanlara göre, ‘Aşk nelere kadir’ lafı romantik bir inanıştan ibaret değil, bilimsel bir gerçek. Zira aşkın gücü kanserden korunmada olumlu etki yapıyor.

ASK HORMONLARI KANSER KALKANI.widec İSTANBUL – Medikal Onkoloji Uzmanı Dr. Teoman Yanmaz, “Aşık olunca salgılanan melatonin, serotonin, adrenalin ve oksitosin hormonları vücut direncini artırarak kanserden koruyor, tedavide başarı oranını artırıyor” diyor.

Kanserden korunmada beslenmenin, rutin sağlık kontrollerinin, radyasyondan, katkı maddelerinden ve çevre kirliliğinden korunmanın önemini artık bilmeyen kalmadı.

Dr. Yanmaz’a göre, kanserden korunmada önemli etkenlerden biri de sevgi ve aşk. Aşık olunca gözlerimizin hatta cildimizin parlaması, aslında aşkla birlikte salgıladığımız hormonlardan kaynaklanıyor. Aşık olunca salgılanan bu hormonların, kanserden koruyucu etkiye de sahip olduğunu belirten Medical Park Bahçelievler Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Dr. Teoman Yanmaz; “Yalnızca aşk değil, sevginin her hali aslında kanserden korur” diyor ve kanserle aşk arasındaki ilişkiyi şöyle anlatıyor:

Kanser ile aşk arasında bilimsel bir ilişki var mı?
Kanser maalesef günümüzde ‘çağın hastalığı’ haline geldi. Kendiniz, eşiniz, dostunuz, yakın arkadaşlarınız ya da onların yakınları… Mutlaka tanıdık birilerinde bu hastalık var. Bugüne kadar bu hastalıkla ilgili yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz, dokunduğumuz, konuştuğumuz, hatta bulunduğumuz ortamın tetikleyici bir faktör olduğu çok anlatıldı. Ama aşkın etkisi pek de dile getirilmedi. Oysa ‘aşkın kanser üzerinde etkisi var mı’ sorusunun yanıtı kesinlikle evet!

Aşk ve sevgi kanser üzerinde nasıl bir etkiye sahip?
Nicedir aşk denince modern insan altındaki kimyasallara odaklanıyor. Yani aşktan değil de aşık olduğumuzda salgıladığımız hormonlardan adrenalinden, serotoninden, oksitosinden ve melatoninden bahsediyoruz aslında. Bunların tamamı aşkı teşkil eder mi, aşk mı bunlara neden olur, bunlar mı aşka; bilmiyoruz. Ama bildiğimiz şey, aşk dediğimiz durumlarda bunların da vücutta arttığının tespit edildiği. İşte aşk sırasında salgıladığımız bu hormonlar kansere de etki ediyor.

MELATONİN DİRENCİ ARTIRIYOR
Bu hormonların bazıları yaşam tarzımızı, bazıları biyoritmimizi dengeleyerek kanserden korunmada yardımcı olurken; bazıları da kanser tedavisi sırasında tedaviyi olumlu yönde etkileyecek ek faydalar sağlıyorlar.

Çoğunlukla evet. Her ne kadar fazlası zarar dense de adrenalin vücudun zinde kalmasını sağlıyor. Ani deşarjlarda kalp hızınız artıyor, çarpıntınız oluyor ve göz bebekleriniz büyüyor. Esas olarak her şeye karşı tetikte oluyorsunuz. Kanserle ilişkili olarak yaptığı en önemli metabolik aktivite birden fazla organı etkileyerek kan şekerini ve yağ asitlerini arttırmak. Yani en zor durumlarda (örneğin kemoterapi alan hastalarda ya da yeterli besin alamayan ileri evre kanser hastalarında) vücudun ihtiyacı olan enerjiyi temin ediyor.
Melatonin ve serotonin çok salgılandığında vücudun direnci artıyor. Enfeksiyonlara karşı koruyucu ...

Devamı için tıklayınız KANSERliyiz

HANGİ HASTALIK ‘SES’ VERİYOR? 

142995 Sesteki kısılma, kalınlaşma, güçsüzleşme gibi değişimler hayati önemde…

Uzmanlar, gırtlak ve akciğer kanseri, reflü, depresyon ve alerji gibi ciddi ve kimi zaman ölümcül olan hastalıkların seste oluşan ani değişikliklerle kendini ele verdiğini söylüyor. Sesteki kısılma, kalınlaşma, güçsüzleşme gibi değişimlerin ciddiye alınması gerektiğine işaret eden uzmanlar "Söz konusu değişikliklerin iki haftayı aşması durumunda kesinlikle kulak burun boğaz uzmanına başvurulmalı" uyarısında bulunuyor.

Sesinizin birçok hastalığın habercisi olduğunu biliyor muydunuz? "Kronik bir hastalığım yok ancak sesim uzun zamandır normalinden farklı çıkıyor" diyorsanız ciddi bir hastalıkla karşı karşıya kalabilirsiniz. Ses ve Konuşma Bozuklukları Uzmanı Op. Dr. Fahri Yıldız, seste oluşan ani değişikliklerin dikkate alınması gerektiğine vurgu yaptı. Sesteki değişikliklerin bazı hastalıkların ilk belirtileri olabileceğini söyleyen Yıldız, ses bozukluk ya da kısıklıklarının en sık görünme nedenin, gırtlağı da kapsayan üst solunum yolları enfeksiyon ve iltihapları, alerjiler ve reflü olduğunu dile getirdi.

SESTEKİ BOZUKLUĞU DİKKATE ALIN

Konuşurken boyun, gırtlak, dil, göğüs ve karın bölgesindeki adalelerin kombine bir şekilde işaret eden Yıldız, "Ses kısıklığı, genellikle sesin azalması veya hiç çıkmaması olarak algılansa da her türlü normalden farklı ses oluşumuna ses kısıklığı diyebiliyoruz. Bu durum nadir de olsa çok ciddi ve ölümcül hastalıkların habercisi olabiliyor" dedi.

BİRÇOK HASTALIK İÇİN ‘GELİYORUM’ DİYOR

Gırtlak kanseri, akciğer kanseri, reflü, depresyon ve alerji hastalıklarının seste bazı değişikliğe neden olabileceğini söyleyen Yıldız, bu hastalıkların seste meydana getirdiği değişiklikleri şöyle sıraladı: "Astım, bronşit veya akciğer kanseri olan hastalarda sesin gücü azalmış olur. Sesi güçsüzdür. Cümleleri kısadır. Gırtlak tümörleri ve alerjide ses kısılır ve kalitesi değişir. Reflü de ses kısıklığının en sık görülen nedenlerinden biridir."

SES DEPRESYONUN DA HABERCİSİ

Bunların yanında psikolojik durumdan da sesin etkileneceğini belirten Yıldız, depresif bir insanla psikolojisi normal insan sesinin bariz bir şekilde farklılık gösterdiğini belirtti. Yıldız, "Bu durumda hastanın adale gücü azalır. Genelde sesi güçsüz ve zayıf çıkar" şeklinde konuştu.

İYİ HUYLU TÜMÖRLER TEDAVİ EDİLEBİLİR

Sesini özellikle mesleği gereği çok kullananlarda bazen ses teli polipi, kisti yada nodülü oluşabileceğine değinen Yıldız, "Bunlar genellikle sesin hatalı kullanılmasında ortaya çıkan iyi huylu tümörler olarak kabul edilir. Ancak ses ve konuşma terapisi veya gerektiğinde cerrahi yöntemlerle bu iyi huylu tümörleri tedavi etmek mümkündür" ifadesinde bulundu.

İKİ HAFTAYI AŞARSA MUTLAKA DOKTORA GİDİN

Yıldız, hafif soğuk algınlığı durumunda veya sesin yanlış kullanılmasından dolayı da seste değişikliklerin meydana gelebileceğini hatırlattı. Bu durumda hastanın aşırı sıca...

Devamı için tıklayınız KANSERliyiz