Beslenme Uzmanı Esenler

Sayfamızda dengeli beslenme ve beslenme uzmanları ile ilgili yazıları bulabilirsiniz. Ayrıca size en yakın Esenler bölgesindeki beslenme uzmanlarının iletişim bilgileri yer almaktadır.

Gizem Et Gida San.Tic.Ltd.Sti.
(212) 628-8866
Orucreis Mah.Albayrak Cad. No: 39 Atisalani-
Esenler
 
Private Label Marketing Gida Dagitim Ve Dis Tic.Ltd.Sti.
(212)&
Mege Center Buyuk Gida Carsisi C Blok No:411 Bayrampasa
İstanbul
 
Mis Süt Sanayii A.S.
(212) 274-4252
Kore Sehitleri Cad. No:39
Zincirlikuyu
 
Fsc Toptan Gida
902128731933
Büyüksehir Mah.B/31 D/4 Beylikdüzü
B.Çekmece
 
Baykur Gida Sanayi Ve Ticaret A.S.
90 212 4527292
Çobançesme Mah. Sanayi Cad. No:11
Yenibosna
 
As Tavukçuluk Ltd.Sti.
(212) 569-2027
Atisalani C.No.124
Esenler
 
Polater Ticaret
(216) 419-6827
A.Gazi Mah. Lale Sok. No:6
Sultanbeyli
 
Gmt Gida Maddeleri San. Tic.Ltd.Sti.
(216) 417-5530
Idealtepe Anneler Sok.Durkent Sit.C Blok No:13/20
Maltepe
 
Keban Entegre Et San. Ve Tic. Ltd.Sti.
(212) 551-3115
Mehmet Akif Cad. No:23
Sirinevler
 
C.P Standart Gida San. Ve Tic. A.S.
(212) 274-8536
Büyükdere Cad. Akincibayiri Sk. No.6
Mecidiyeköy
 

Hızlı ve sıcak yemek yiyorsanız DİKKAT! 

139854 Mide kanseri ile beslenme ilişkisinin araştırıldığı çalışmada, yemekleri çok sıcak yemenin 3.3, çok hızlı yemenin 5.4 kat risk yarattığı belirlendi.

Mide kanseri ile beslenme ilişkisinin araştırıldığı çalışma, yiyeceklere fazla tuz eklenmesinin 4.2, gün aşırı tuzlu ayran tüketiminin 1.8, tuzlu tereyağının 1.5, her gün ve her öğün turşu yenilmesinin 7 kat; sucuğun haftada 1-2 kez tüketilmesinin 3, haftada 1-2 kez hamur tatlısı tüketilmesinin 7.5 kat risk taşıdığı belirlendi.
Yeşil yapraklı sebzeler mide dostu
Çalışmada, yeşil yapraklı sebzelerin, soğan ve sarımsağın günde bir kez tüketilmesinin ise mide kanseri riskini azaltığı, helikobakter piloriden korunulması ve tanı halinde mutlaka tam tedavinin şart olduğu ifade edildi. Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Onkoloji Hastanesi Başhekimi ve Medikal Onkolog Prof. Dr. Şuayib Yalçın, beslenme şekli ile mide kanserinin birbiri ile ilişkili olduğunu söyledi.
Mide kanserinde tedavi seçeneklerinin kısıtlı olduğunu, bu nedenle koruyucu hekimliğin önem kazandığını vurgulayan Yalçın, beslenme şekli, yaşam tarzı değişikliği ve tütün kullanımının sonlandırılması ile riskin önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti. Yalçın, mide kanseri tanısı konmuş yetişkinlerin beslenme ve yaşam tarzına ilişkin alışkanlıklarının mide kanseri riski üzerine etkilerini değerlendirmek amacıyla yapılan çalışmada önemli sonuçlar elde edildiğini belirtti.
En sık görülen hastalıkların başında gastrit ve ülser var
Çalışmada, tüm katılımcılara beslenme alışkanlıklarını ve besin tüketim sıklığını saptayacak nitelikte bir anket uyguladığını belirten Yalçın’ın verdiği bilgiye göre, katılımcılar çalışmadan 3.5 ay önce tanı konulan hastaları
kapsıyor. Çalışmada, tanı almadan önce mide kanserli hastaların yüzde 55.7′sinde bir ya da daha fazla tanı konmuş mide hastalığının varlığı dikkat çekiyor. En sık görülen mide hastalıklarının başında yüzde 50.9 gastrit ile yüzde 44.1 ülser geliyor. Mide kanserli hastaların yüzde 12.3′ününe, kontrol grubundakilerin ise yüzde 8.5′inin ailesinde mide kanseri öyküsü bulunuyor.
Sigara ve alkole dikkat
Çalışma grubunda sigarayı bırakan ve hala içen kişilerin yüzde 59,4′ünün, 13-23 yıl boyunca günde 13-22 adet sigara içtikleri belirtiliyor. Kontrol grubundakilerin yüzde 55,7′sinin de 11-23 yıl 8-12 adet sigara içtiği ifade ediliyor.
Öte yandan, her iki grupta alkol kullanma oranları çok fazla olmamakla birlikte, mide kanserli hastaların tükettikleri alkol miktarının kontrol grubundakilerden anlamlı derecede fazla olduğu vurgulanıyor.
Fazla tuz mide kanserini tetikliyor
Çalışmanın en dikkat çekici sonuçları ise şöyle:
- Çok hızlı yemek yemek, mide kanseri riskini yaklaşık 5.4 kat arttırıyor.
- Yemekleri çok sıcak yemek, istatistiksel açıdan önemsiz olmakla birlikte 3.3 kat risk yaratıyor.
- Yemeklerin tuzlu yenilmesi, tuzsuz yenilmesine oranla mide kanseri riskini anlamlı derecede yükseltiyor. Bu nedenle, sofrada tadına bakmadan yiyeceklere tuz eklenme...

Devamı için tıklayınız KANSERliyiz

Mide kanserinde erken tanı mümkün 

1_81201072028_16992 Sinsi bir hastalık olan mide kanserinde, “Endoskopik Ultrasonografi (Endosonografi)” ile erken tanı mümkün olabiliyor.

Endoskopi cihazının uç kısmına bağlı ultrasonofrafik prop ile mideden hem endoskopik hem ultrasonografik görüntü hem de lezyonun arkasındaki mide duvarından biyopsi alınabiliyor. Bu, hekime mide kanserinde erken tanı koyma imkanı veriyor. Endoskopik Ultrasonografi ile erken mide kanserlerinde görüntülemede yüzde 85 oranında doğru bilgi elde ediliyor. Biyopsi ile doğruluk payı yüzde 95′lere ulaşıyor.
Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Cindoruk, mide kanserinin sinsi gelişen ve kesin tanı konulması zor bir hastalık olduğunu söyledi. Mide kanserinin, mide içinde çok küçük lezyonlar halinde başladığını ifade eden Cindoruk, lezyonun zaman içinde kendini belli etmeden kansere dönüşebildiğine dikkati çekti. Cindoruk, “Endoskopide bazen o lezyonu görsek dahi, yüzeyinden biyopsi alındığı için, patolojide temiz çıkması halinde hastaya günlük yaşantısına dönebileceğini söylüyoruz” dedi.
Mide kanserinde mevcut endoskopik yöntemlerle erken evrede tanı konulmasının mümkün olmadığını vurgulayan Cindoruk, başta mide olmak üzere on iki parmak bağırsağı, pankreas ya da yemek borusundaki tüm lezyon ve tümörlerin tespitinde “Endoskopik Ultrasonografi (Endosonografi)” yöntemi ile daha kapsamlı bir inceleme yapılabildiğini ve erken evrede tanı konulabildiğini söyledi.
Uygulamada lezyonun arka kısmı görüntülenebiliyor
Cindoruk, endoskopi cihazının uç kısmına bağlı bir ultrasonofrafik prop bulunduğunu, bununla yapılan uygulamada hem endoskopik hem ultrasonografik görüntü alınabildiğini hem de lezyonun arkasındaki mide duvarından biyopsi alınabildiğini belirtti. Bu sayede, daha kapsamlı inceleme yapılabildiğini ifade eden Cindoruk, “Yöntem, bize kanser açısından daha kesin bilgiler verirken, erken evrede tanı konulmasına da olanak sağlıyor” diye konuştu.
Bu cihaz ile yapılan uygulamada, lezyonun arka kısmında neler olduğunun çok net biçimde görüntülenebildiğini vurgulayan Cindoruk, şunları kaydetti:
“Endoskopinin ucuna takılan ultrasonoğrafi probu ile lezyonun bulunduğu mide duvarı incelenebiliyor. Midede ya da sindirim sistemindeki çok küçük lezyonlar ortaya çıkıyor. Bu lezyonların mide duvarına zarar verip vermediği, kalınlaşmaya yol açıp açmadığı belirlenebiliyor.
Lezyonun arkasına bakılarak mide duvarı incelendiğinde, orada da bir lezyon bulunması halinde, mide duvarından biyopsi alınıyor. Bu da bize, mide kanserinde erken tanı imkanı sağlıyor. Diğer yöntemlerle mide duvarı ile ilişkisi görülemediğinden sadece ilgili lezyondan biyopsi alınabiliyordu. Bu da tümörün nereye kadar ilerlediğini, mide duvarına tutunup tutunmadığını göstermiyordu.”

Diğer endoskopik yöntemler işe yaramıyor
Prof. Dr. Mehmet Cindoruk, bazen midenin kendisi normalken, duvar kalınlığında artış olduğunun tespit edilebildiğini anlatarak, mide duvarındaki kalınlaşmanın mide kanseri bulgusu olduğuna işaret etti. Bunların “...

Devamı için tıklayınız KANSERliyiz