Beslenme Uzmanı Denizli

Sayfamızda dengeli beslenme ve beslenme uzmanları ile ilgili yazıları bulabilirsiniz. Ayrıca size en yakın Denizli bölgesindeki beslenme uzmanlarının iletişim bilgileri yer almaktadır.

Aktan Süt Mam.San.Tic.
(258) 261-9720
Kayalik Mah.662 Sok.No:6
Denizli
 
Çolakoglu Kuruyemis San. Tic. Ltd.
90.258.3720436
Bozburun Mah. 7051 Sk. No:12
Denizli
 
Özpekler Su Ürünleri
90.258. 3718338
Bozburun Mh A.Nazif Zorlu San.Sitesi 7152 Sk.No.2
Denizli
 
Biricik Gida A.S
(258) 791-2021
Ptt Karsisi Bekilli
Denizli
 
Tefas
0258 371 3620
Denizli
Denizli
 
Norm Otomasyon
0 258 241 07 07
Halk Cd No:53
Denizli
 
Küp Saraplari Ltd.
(258) 791-2019
Bekilli
Denizli
 
Erdogan Nakliye Sarapcilik Ve Sirke San.Tic.Ltd
(258) 791-2028
Yeni Mah.Ongan Cad. Bekilli
Denizli
 
Aysut Sut Urunleri
(258) 539-1080
Aligoz Mevkii
Denizli
 
Pamukale Sarapcilik Ltd.
(258) 451-2100
Guney
Denizli
 

Hızlı ve sıcak yemek yiyorsanız DİKKAT! 

139854 Mide kanseri ile beslenme ilişkisinin araştırıldığı çalışmada, yemekleri çok sıcak yemenin 3.3, çok hızlı yemenin 5.4 kat risk yarattığı belirlendi.

Mide kanseri ile beslenme ilişkisinin araştırıldığı çalışma, yiyeceklere fazla tuz eklenmesinin 4.2, gün aşırı tuzlu ayran tüketiminin 1.8, tuzlu tereyağının 1.5, her gün ve her öğün turşu yenilmesinin 7 kat; sucuğun haftada 1-2 kez tüketilmesinin 3, haftada 1-2 kez hamur tatlısı tüketilmesinin 7.5 kat risk taşıdığı belirlendi.
Yeşil yapraklı sebzeler mide dostu
Çalışmada, yeşil yapraklı sebzelerin, soğan ve sarımsağın günde bir kez tüketilmesinin ise mide kanseri riskini azaltığı, helikobakter piloriden korunulması ve tanı halinde mutlaka tam tedavinin şart olduğu ifade edildi. Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Onkoloji Hastanesi Başhekimi ve Medikal Onkolog Prof. Dr. Şuayib Yalçın, beslenme şekli ile mide kanserinin birbiri ile ilişkili olduğunu söyledi.
Mide kanserinde tedavi seçeneklerinin kısıtlı olduğunu, bu nedenle koruyucu hekimliğin önem kazandığını vurgulayan Yalçın, beslenme şekli, yaşam tarzı değişikliği ve tütün kullanımının sonlandırılması ile riskin önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti. Yalçın, mide kanseri tanısı konmuş yetişkinlerin beslenme ve yaşam tarzına ilişkin alışkanlıklarının mide kanseri riski üzerine etkilerini değerlendirmek amacıyla yapılan çalışmada önemli sonuçlar elde edildiğini belirtti.
En sık görülen hastalıkların başında gastrit ve ülser var
Çalışmada, tüm katılımcılara beslenme alışkanlıklarını ve besin tüketim sıklığını saptayacak nitelikte bir anket uyguladığını belirten Yalçın’ın verdiği bilgiye göre, katılımcılar çalışmadan 3.5 ay önce tanı konulan hastaları
kapsıyor. Çalışmada, tanı almadan önce mide kanserli hastaların yüzde 55.7′sinde bir ya da daha fazla tanı konmuş mide hastalığının varlığı dikkat çekiyor. En sık görülen mide hastalıklarının başında yüzde 50.9 gastrit ile yüzde 44.1 ülser geliyor. Mide kanserli hastaların yüzde 12.3′ününe, kontrol grubundakilerin ise yüzde 8.5′inin ailesinde mide kanseri öyküsü bulunuyor.
Sigara ve alkole dikkat
Çalışma grubunda sigarayı bırakan ve hala içen kişilerin yüzde 59,4′ünün, 13-23 yıl boyunca günde 13-22 adet sigara içtikleri belirtiliyor. Kontrol grubundakilerin yüzde 55,7′sinin de 11-23 yıl 8-12 adet sigara içtiği ifade ediliyor.
Öte yandan, her iki grupta alkol kullanma oranları çok fazla olmamakla birlikte, mide kanserli hastaların tükettikleri alkol miktarının kontrol grubundakilerden anlamlı derecede fazla olduğu vurgulanıyor.
Fazla tuz mide kanserini tetikliyor
Çalışmanın en dikkat çekici sonuçları ise şöyle:
- Çok hızlı yemek yemek, mide kanseri riskini yaklaşık 5.4 kat arttırıyor.
- Yemekleri çok sıcak yemek, istatistiksel açıdan önemsiz olmakla birlikte 3.3 kat risk yaratıyor.
- Yemeklerin tuzlu yenilmesi, tuzsuz yenilmesine oranla mide kanseri riskini anlamlı derecede yükseltiyor. Bu nedenle, sofrada tadına bakmadan yiyeceklere tuz eklenme...

Devamı için tıklayınız KANSERliyiz

Mide kanserinde erken tanı mümkün 

1_81201072028_16992 Sinsi bir hastalık olan mide kanserinde, “Endoskopik Ultrasonografi (Endosonografi)” ile erken tanı mümkün olabiliyor.

Endoskopi cihazının uç kısmına bağlı ultrasonofrafik prop ile mideden hem endoskopik hem ultrasonografik görüntü hem de lezyonun arkasındaki mide duvarından biyopsi alınabiliyor. Bu, hekime mide kanserinde erken tanı koyma imkanı veriyor. Endoskopik Ultrasonografi ile erken mide kanserlerinde görüntülemede yüzde 85 oranında doğru bilgi elde ediliyor. Biyopsi ile doğruluk payı yüzde 95′lere ulaşıyor.
Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Cindoruk, mide kanserinin sinsi gelişen ve kesin tanı konulması zor bir hastalık olduğunu söyledi. Mide kanserinin, mide içinde çok küçük lezyonlar halinde başladığını ifade eden Cindoruk, lezyonun zaman içinde kendini belli etmeden kansere dönüşebildiğine dikkati çekti. Cindoruk, “Endoskopide bazen o lezyonu görsek dahi, yüzeyinden biyopsi alındığı için, patolojide temiz çıkması halinde hastaya günlük yaşantısına dönebileceğini söylüyoruz” dedi.
Mide kanserinde mevcut endoskopik yöntemlerle erken evrede tanı konulmasının mümkün olmadığını vurgulayan Cindoruk, başta mide olmak üzere on iki parmak bağırsağı, pankreas ya da yemek borusundaki tüm lezyon ve tümörlerin tespitinde “Endoskopik Ultrasonografi (Endosonografi)” yöntemi ile daha kapsamlı bir inceleme yapılabildiğini ve erken evrede tanı konulabildiğini söyledi.
Uygulamada lezyonun arka kısmı görüntülenebiliyor
Cindoruk, endoskopi cihazının uç kısmına bağlı bir ultrasonofrafik prop bulunduğunu, bununla yapılan uygulamada hem endoskopik hem ultrasonografik görüntü alınabildiğini hem de lezyonun arkasındaki mide duvarından biyopsi alınabildiğini belirtti. Bu sayede, daha kapsamlı inceleme yapılabildiğini ifade eden Cindoruk, “Yöntem, bize kanser açısından daha kesin bilgiler verirken, erken evrede tanı konulmasına da olanak sağlıyor” diye konuştu.
Bu cihaz ile yapılan uygulamada, lezyonun arka kısmında neler olduğunun çok net biçimde görüntülenebildiğini vurgulayan Cindoruk, şunları kaydetti:
“Endoskopinin ucuna takılan ultrasonoğrafi probu ile lezyonun bulunduğu mide duvarı incelenebiliyor. Midede ya da sindirim sistemindeki çok küçük lezyonlar ortaya çıkıyor. Bu lezyonların mide duvarına zarar verip vermediği, kalınlaşmaya yol açıp açmadığı belirlenebiliyor.
Lezyonun arkasına bakılarak mide duvarı incelendiğinde, orada da bir lezyon bulunması halinde, mide duvarından biyopsi alınıyor. Bu da bize, mide kanserinde erken tanı imkanı sağlıyor. Diğer yöntemlerle mide duvarı ile ilişkisi görülemediğinden sadece ilgili lezyondan biyopsi alınabiliyordu. Bu da tümörün nereye kadar ilerlediğini, mide duvarına tutunup tutunmadığını göstermiyordu.”

Diğer endoskopik yöntemler işe yaramıyor
Prof. Dr. Mehmet Cindoruk, bazen midenin kendisi normalken, duvar kalınlığında artış olduğunun tespit edilebildiğini anlatarak, mide duvarındaki kalınlaşmanın mide kanseri bulgusu olduğuna işaret etti. Bunların “...

Devamı için tıklayınız KANSERliyiz