Aile Doktoru Tekirdağ

Tekirdağ bölgesindeki aile sağlığınız için yerel bilgiler yer almaktadir. Burada sağlık merkezlerinin ve ilgili uzmanların iletişim bilgileri ve adresleri hakkında ayrıntılı bilgi içermektedir.

Bel Fıtığı Tedavisi
21633973
Kalfa Çeşme Sokak No:12 Kat:2 Koşu yolu Kadıköy/İstanbul
KADIKÖY, İstanbul - Anadolu
Description
bel fıtığı, bel fıtığı tedavisi, boyun fıtığı, boyun fıtığı tedavisi, bel kayması, Op. Dr. Bülent ARSLAN, bel tutulması, bel ağarması, bel ağrısı tedavisi, boyun ağrıları, boyun ağrıları tedavisi

tarafindan saglanmistir
Kbb Istanbul
(216) 467-5175
Fahrettin Kerim Gökay Cad. No: 280 Daire: 15 Sahrayicedit Mh.
Istanbul

tarafindan saglanmistir
Marmara Nükleer Tip Tani Laboratuvari
(212) 631-7030
Millet Cad. No: 90 Fildi?i ?? Merkezi Kat: 2 Daire: 34 Beyaz?ta?a Mh. F?nd?
Istanbul

tarafindan saglanmistir
Dr.Nuri Çaglar
(216) 350-2739
Iskele Cad. No: 9 Erenköy Galippasa Camii Yonca Apt. Daire: 3 Caddebostan
Istanbul

tarafindan saglanmistir
Kalp ve Iç Hastaliklari Uzmani Prof. Dr. Mehmet Dinçtürk
(216) 337-8713
Bahariye Cad. No: 44 Alkan Apt. Daire: 12 Osmanaga Mh.
Istanbul

tarafindan saglanmistir
derdudeva
0212 425 07 77
kartaltepe mah halkalı cad no:52/a sefaköy
Küçükçekmece, İstanbul - Avrupa
Description
Firmamız Derdu Deva İlaç Kozmetik Tarım Ürünleri adı altında 18.08.2009 tarhinde kurulmuştur. Kurulduğu günden bu yana kalite odaklı ve teknolojininde tüm imkanlarından faydalanarak müşterilerine yüksek müşteri memnuniyeti ilkesi ile hizmet vermektedir.Firmamız her geçen gün var olan ürün yelpazesine yeni ürünler ekleyerekten ürün yelpazesini genişleterek sizlere hizmet vermeye devam ediyor.

tarafindan saglanmistir
Kulak Burun Bogaz Hastaliklari Uzm. Op. Dr. Seref Ünver
(216) 345-9085
Bahariye Cad. No: 44/14 Daire: 4 Osmanaga Mh.
Istanbul

tarafindan saglanmistir
Ataşehir Medikal Sağlık Hizm.ve Tic.Ltd.Şti.
0216 456 56 33
Atatürk Mah.Sedef Caddesi,41 Ada,Ata 4-1 Çar?? K.1 No.12 -starbucks coffee
ATAŞEHİR, İstanbul - Anadolu
Description
özel ATAŞEHİR Ağız ve Diş Sağlığı Polikliğİ. ağız ve diş sağlığı konusunda nitelikli sağlık hizmetini uygun fiyatla vermek.

tarafindan saglanmistir
Prof.Dr. M.Temel Yilmaz
(212) 296-9159
Valikona?? Cad. No: 173 Yap? Kredi Plaza Kat: 11 Daire: 3 Harbiye Mh. Ni?an
Istanbul

tarafindan saglanmistir
Uzmanlar Medikal ve Saglik Hizmetleri Ticaret
(212) 578-2124
Silahtaraga Cad. No: 181 Silahtaraga Mh.
Istanbul

tarafindan saglanmistir
tarafindan saglanmistir

Çocuklar büyük risk altında… 

cocukcep Cep Telefonundan çıkan radyasyonun frekansı çocuk beynini olumsuz etkiliyor…

Cep Telefonundan çıkan radyasyonun frekansının çocuk beynini etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Cengiz Kuday, "14 yaşından küçük çocuk ölüm nedenleri arasında beyin tümörleri üçüncü sırayı aldı. Bu yüksek bir oran" dedi…
Beyin tümörüne yakalanma yaşı giderek düşüyor. Araştırmalar, 14 yaşından küçük çocuklarının ölüm nedenleri arasında beyin tümörleri üçüncü sırayı aldığını gösteriyor. Uzmanlar, çocuklarda görülen beyin tümörünün görülme oranındaki artışın önemsenmesi gerektiğini söylüyor.
ÇİFT GÖRMEYLE BAŞLIYOR
Hastanın 14 yaşından küçükse kötü bir tümör olsa dahi yaşlılara göre yüzde 70 uzun yaşama şansının olduğunun altını çizen Prof. Kuday, özellikle 0- 5 yaş arası çocuklarda kötü huylu beyin tümörüne rastlama oranının yüksek olduğuna dikkat çekti. Prof. Kuday, "Kötü bir yerdeki tümör çift görme ile denge bozukluğu ile başlar. Bunların tedavisinde yeri dolayısı ile cerrahiyi uygulama çok zor. Daha çok radyoterapi yapılır. Tedavilerle 5 yılın üstünde yaşayan pek çok çocuk vardır. Gelecekte de tedavi ile ilgili yeni gelişmeler olacak" dedi.
TELEFONA İZİN VERMEYİN

Dünya Sağlık Teşkilatı’nca yapılan bir araştırmaya dikkat çeken Prof.Kuday, mobil telefonlarla beyin tömürünün ilişkisinin incelendiğini kaydetti. Bununla ilgili henüz ispatlanmış bir durum olmadığını kaydeden Prof. Kuday, Dünya Sağlık Teşkilatı çocuklarda telefon kullanımının kısıtlanmasını önerdiğini dile getirdi. Prof. Kuday, " Çünkü yapılan araştırmalar telefondan çıkan radyasyonun frekansının çocuk beyni üzerindeki etkileri MR’larla bir takım teşhis metotları ile gösterildi. Bu nedenle mümkün olduğu kadar çocukların telefona dokunması ve kulağına götürmesi engellenmeli. Telefonlar tümör yapıp yapmadığını ilerleyen yıllarda göreceğiz" şeklinde konuştu.
BELiRTiLERi ÖNEMSEYİN
Günümüzde teşhis medotlarının gelişmesi sayesinde en ufak belirtide beyin tümörlerinin kolayca tespit edilebildiğini söyleyen Prof. Kuday, "En genel belirtisi baş ağrısıdır. Epilepsi nöbeti oluyor. Veya yavaş büyüyen tümörlerde davranış bozuklukları olabiliyor.Hipofiz bölgesine yerleşmişse bir takım hormonal bozukluklar görülebiliyor. Tümörün yerine gör e bir boyun bölgesinde ise görme bozuklukları rastlanabilir" dedi.

CERRAHi YOLDAN TEDAVi

Beyin tümörünün tedavisinde en çok kullanılan yöntemin cerrahi olduğunu belirten Kuday, değişik şekillerde tümörün cinsine yerine derinliğine göre biyopsi yapabildiğini ifade etti. Kuday, "Tümünü çıkarma yoluna gidiyoruz. Veya yerine göre bir kısmını çıkarıyoruz bir kısmını çıkarmıyoruz. Yapışıklıklarına göre beyindeki lokalizasyonuna göre karar veriyoruz. Bugün gelişen teknolojiye göre ameliyat esnasında MR çekebiliyoruz. Ne kadarını çıkardık geride ne kaldı görebiliyoruz. Tümörü hastaya en az zararla dışarı çıkarmak istiyoruz. Bazen konuşma merkezine yakın , yalnız konuşma değil hayati merkezlere yakın tümö...

Devamı için tıklayınız KANSERliyiz

Evde hangi plastikler sınıfta kaldı? 

su Dönem dönem kullandığımız ürünlerle, yiyeceklerle ilgili  ‘kanser yapar’ diye haberler çıkıyor, sonra unutulup gidiyor. Mesela Çin’de üretilen ucuz elektrikli plastik kahve makinelerinin son derece zararlı olduğu anlaşıldı ve piyasadan toplatıldı. Bir ara bebek biberonlarının, su damacanalarının ‘kanser yaptığı’ konuşuldu. Ama kaçımız neyin, neden zararlı olduğunu takip ediyor ki?
New York Times’ta yayınlanan Nicholas D. Kristof’un yazısından hareketle  ‘kimyasal maddelerin kansere etkisi’ni araştırırken fark ettim: Türkiye’de ne doğru bilgileniyoruz, ne de önlem alıyoruz. Galiba Doğululukla ilgili bir durum bu… En ‘Batılı’ olanımız bile işi ‘kader kısmet’e havale etmeye bayılıyor… “Radyasyonlu çayla büyümüşüz, bize bir şeycik olmaz” diyoruz.
Diğer yandan kanser vakalarındaki artışta gelişmiş ülkelerin hızına yaklaşıyoruz… Doğurganlık azalıyor, sperm sayısı düşüyor… Bilim insanları, endüstride kullanılan kimi malzemelerin hormonal bozukluklara yol açtığını söylüyor. Bunların başında bazı plastik ürünlerde de bulunan ve ‘endokrin bozucu’ adı verilen kimyasallar var.

Hangi plastikler zararlı?
Dün hangi maddelerin zararlı olduğunu yazdım ancak bunu tespit etmek için biraz uğraşmanız lazım… Plastiklerin türü, birden yediye kadar numaralandırılıyor. Özellikle üç, altı ve yedi no’lu plastiklerden uzak durun deniyor.
Tavsiyem şu: Herhangi bir ürünün altına bakın, icabında büyüteç kullanın. Ya bağımsız, ya da etrafında oklar olan bir üçgen içinde bu numarayı göreceksiniz. Eğer ürünün altında hiçbir rakam yoksa -ki Türkiye’de özellikle pazarda satılan ürünlerde yok- daha da kötü! Hemen çöpe…
Peki hangi numara, hangi üründe kullanılıyor? Hangileri zararlı, hangileri değil? İşte evde kullanılan plastikleri ayırmanız için bilmeniz gerekenler: 
PET veya PETE, polietilen içerir: Genelde su, iki litrelik alkolsüz içecekler ve yağların konduğu pet şişelerde kullanılır. Cam gibi şeffaftır.
ZARARSIZ.
  HDPE, yüksek yoğunluklu polietilen: Deterjan ambalajları ve süt saklanan pet şişede bulunur. ZARARSIZ.
  PVC, polivinil klorid: Streç folyo, dış mekanda kullanılan eşyalar, plastik pipo, zemin malzemesi, duş perdeleri, şeffaf ve kabartmalı plastik ambalajlarda kullanılır. ZARARLI.
LDPE, az yoğunluklu polietilen: Kuru temizleme ve çöp torbaları, yemek saklama kaplarında bulunur. ZARARSIZ.
PP, poliproplen: Şişe kapakları, içecek kamışları, biberon, yoğurt kaplarında rastlanır. ZARARSIZ.
PS, polistiren: Yemiş paketleri, plastik bardak-tabak, markette etin satıldığı köpük tabak, hazır paket fast food ürünlerde… ZARARLI.
DİĞER: Anlamı, birden altıya kadar kullanılan plastiklerin dışında kalanlar anlamında. Yemek saklama kapları ve bazı pet şişelerde var. ZARARLI.

Sperm sayısı da düşüyor
Türkiye’de konuyla ilgili araştırma yapan ender isimlerden biri, İstanbul Tıp Fakültesi’nde Büyüme-Gelişme ve Pediyatrik Endokronoloji uzmanı Prof. Dr. Feyza Darendeliler. Profesör, ‘endokrin bozu...

Devamı için tıklayınız KANSERliyiz